15 Nisan 2018 Pazar

TOPLU ŞİİRLER -VII BÖLÜM HAİKULAR

VII. BÖLÜM
Üçlükler Kitabı
(Haikular)



'Geçen yıl
dibinde oturduğumuz kirazlar
gene oldu mu…’

‘Elveda deyip buralardan gidince ben
ey evime komşu erik ağacı
her bahar çiçek açmayı unutma…’

‘Yağmurda yeşilin nasıl ağırlaştığını
elmanın nasıl kızardığını
arıyı mayısta neyin sarhoş ettiğini bilmezsin sen…’

"Üç Japon haikusu."


--------------------------------------------------------------------------------------------------------------









BAHAR

 1
 Toprağa dökülen
 apak armut çiçeği
 aşka bahar döşeği.

 2
 Ruhum darmadağın oldu
 leylakların kokusu;
 yola sarkınca!..

 3
 Tasımlıyor doğa
 çiçek ötüşlerini
 kuş kokularını.

4
 Gök yeşili asmanın
 yaprak aralarında;
 ötüşen çayır kuşu!

 5
 Daracık girintide
 birbirinin aşığı
iki yayın balığı.
-----------------------------------------------------------------------------------
6
 Serçelerin ötüşü;
güldürüyor derede,
 yaban mersinlerini.

 7
 Akasyalar açarken,
 incilere öykünüyor
 eşikteki sarı kız!..

 8
 Yeni açık cevizin
 buğulu yaprakları
esritiyor kırları.

9
 Tavşanların gözleri
 çayırın gizlendiği
 uzak derede!

 10
 Yokuşlarda
 bahar çılgını koku
-Çiçekler içinde yolcu!-
----------------------------------------------------------------------------
11
 Bir çift kelebek
 dağılırken rüzgârda;
 çırpınıyor yapraklar!

 12
 Kuyudan su çeken kız;
 Keten çiçeği kırlar,
 ortalık sessiz, ıssız.

 13
 'Erikler Çiçek Açtı'
-nasıl da koku yayıldı-
okuduğu romana!..

 14
Bir avuç arı
asma yapraklarından
nar çiçeklerine!

 15
 Bir dilek tutuyor kız,
 derelerin sümbülü
 gözlerine yansırken!
--------------------------------------------------------------------------------
 16
 Ova kucak açınca
 gözyaşlarını tutamıyor
 yağmur bulutu!..

17
Güneşin ipiltisinde;
Buğuların içinde
Mavi kır çiçekleri

 18
 Sabah güneşiyle
 kırağıyı çözüyor
 arpa tarlası!

19
Kıpkırmızı çiçeğin
Tacında koşuşuyor
İki atlı karınca!

 20
 Çiğlerin serpiştiği
 tümsekteki menekşe
ısınıyor güneşte!
-------------------------------------------------------------------------------------------------
 21
 Yol boyunca fesleğen
 ilk tanın buğusunda,
 tutsak almış dereyi.

 22
 Eğreltiler rüzgârla
 dolanırken iç içe
 öper komşu çayırı!

23
 Çiğlerle bezeli
 sarı yıldız çiçeği
 aydınlatır geceyi!..

 24
 Su durusu sümbül
 Bağların içlerinden
 buruluyor göklere.

 25
 Derelerden yukarı
görünmez oluyor.
 Çobanla keçileri.
----------------------------------------------------------------------------
 26
 Aylak böcekler
 konuyor yamacına
 mavi kır çiçeğinin!

 27
 Islak yeşil yol,
 -yükselen buğu-
baş döndüren koku...

 28
 Masmavi çiçeklere
 kondukça yusufçuklar
 dener kanatlarını!

29
 Yağmurda gökkuşağı
bir çelenkle süslüyor
 gümrah ovayı.

30
Rengârenk kuş elçi;
-Kış bitiyor-
Bahar geldi!..
-------------------------------------------------------------------------------------------
 31
 Arı vızıltıları
Yayıyor kokusunu
Badem açıklarının!

 32
 Mavi süsen çiçeği
Minicik kanatlarla
Öper aylak böceği!

 33
 Bu baygınlık nedir ki?
Derenin içlerinde;
Kadife çiçekleri!

 34
 Yurtluk seçer baharda
 benekli mor böcekler
 afyon çiçeklerini.

 35
 Erikte dolanan
 kuş nasıl da sessiz.
 Dibinde uyuyor kız.
----------------------------------------------------------------------------------
 36
 İniyor derelere
 çınlayan tepelerden;
 Oğlakların sesleri.

 37
 Mavi sümbül kokusu,
 -bulutsu kelebekler-
 taşlarda yankıyan su...

 38
 Ruhun fırtınalarını;
Sümbüller, karanfiller
 nasıl da dindiriyor!..

----------------------------------------------------------------------------------------



 YAZ

 39
 Kurbağalar
 yaz geldi öpüşüyle
 ötüşüyor gecede!

 40
 Tan ağarırken
 geziniyor yamaçta
 güneşin ışıltısı…

41
 Ufuklarda;
 doğan güneşle!
 Kavuşulan ne!..

 42
 Karanlıkta salınan dal
 -ay ışığında keçiler-
 kıvrılan yol…

43
 Çan sesleri geliyor
 kara ay altındaki
 saklı dereden.
-----------------------------------------------------------------------

 44
 Güneşin eğiminde
 bulutlar üzerinde;
 Düşlerin kelebeği!

 45
Dağda laleler,
Dorukta gün ışığı
Göz göze el eleler...

46
Uzatıp ayağını
bakıyor köpek;
Dingin ovaya…

47
Kutlu öğlede
kumruların ötüşü
taçlandırır doğayı.

48
Ağaçlık tepelerde
ürkü dolu yerlerde
çınlayan kuş sesleri!..
-----------------------------------------------------------------------------

 49
 Uyuşuk öğlede
 uyukluyor ova;
 Gözleri uzaklarda…

50
Çınlayan ötüşlerle
koruluğun kuşları;
Öpüştürür dalları!

51
Uçurumun sessizliği
dikenli yamaçlarda;
Ürkütür keçileri!

 52
 Üveyik sesleriyle
 yıkılırken düzlük;
 Birden sessizlik.

53
Suların üzerinde
parıldayan renklerle
uçuşan üç yusufçuk!
---------------------------------------------------------------------------

 54
 Gün ortasında
 serçelerin ötüşü;
 Dinlendiriyor kırları.

55
Issız korulukta
Çınlıyor saksağan...
Ardı sıra kıpırtılar!..

 56
Gökyüzü mavicil
-güneş kıpkızıl-
Ova Havva Anamız!..

 57
 Yakıcı güneşte
 yaprakların püfürtüsü.
 Soluklanıyor yolcu.

 58
 Söğütlü derelerden
 dökülürken sular;
 Eğilip yüzen dallar!
--------------------------------------------------------------------------
 59
 Burçakların içinde,
 mavi entarisiyle
 gülümsüyor kız.

 60
 Uçsuz bucaksız buğdaylar
 tırpanlar havadayken;
 Yatışıyor rüzgârla!

61
Şurada akıntıda;
dingin gölgeler.
Parıldayan şeyler!..

62
Ekin demetlerinde
başakların içinde;
Gözleri gökyüzünde!..

63
Bağlarda cıvıltılar,
alacayı arıyor;
Kuşlar, çocuklar.
-------------------------------------------------------------------------


 64
 Gün çiçeği,
 çevirdikçe boynunu;
 Güneş ordan oraya!

 65
 Düşerken alacalar
 mor-yeşil salkımlara;
 Çınlar arı kuşları!..

66
Güneş doğar doğmaz
ortalığı yıktı geçti;
Çılgın serçe sürüsü!

67
Köşedeki köreltide;
Örümcek ağları.
arı, sinek vızıltıları…

68
Ay geldi
yıldız indi...
Güneş kapıda!
------------------------------------------------------------------

 69
Tan ağardı.
İkimizi esir aldı
Ötüşen çayır kuşu!.

70
Çınlayan ötüşlerle;
koruluğun kuşları,
eğip büker dalları!..

71
 Karanlığın koynunda
 Tüylü ağaç dalında
 Bir çift ateş böceği.

 72
 Bir sığırcık kuşu
 Küskün havalanırken
 Ağlıyor sessiz kuyu!..

 73
Şafak sökerken
-dağ diplerinde-
ulumalar çınlamalar!
----------------------------------------------------------------

 74
 Sabah eriminde
 saçakların içinde
 kumru mırıltıları.

75
Şafakla birlik
 ovalarda kıpırtı
dağda sessizlik.

----------------------------------------------------------------



 GÜZ
 76
 Ayvalar göverdi
 güz ortasında
 kış hazırlıkları.

77
 Yel estikçe
 güz güneşi
 üşür içimde.

 78
 Her ikindi üzeri
 karşılaşırız onunla
 her zamanki yokuşta!..

79
Kasımpatılar
sarı, kırmızı;
Sonbaharın tek umudu.

 80
 Ölümsüzlük dediğin
 her bir kelebeğin
 yıldız olduğu mudur?
-----------------------------------------------------------------------

 81
 Güz ikindisinde
 çıkıyor kadın
 taşlı yokuşu!

 82
 Suların sesi
 yaprağın gölgesi
 güneşin ipiltisi...

 83
 Yaşlı kavaklar
 salındıkça rüzgârda
 kuşlar ordan oraya!

 84
Geçen zamanlar
düşen yapraklar,
Seni anımsar...

85
İkindi güneşinde
Uyuyan hiçsellikler
Devinen gölgeler
------------------------------------------------------------------

86
 Issız yol;
 Gölgelerin içinde
 solup gidiyor...

 87
Güneş devriliyor-
Ufukların ötesinde,
yitiyor kuşlar...

 88
Guguk kuşu
çınlıyor gecede
titreşiyor kandiller.

 89
 Cevizlerin arasında
 yapraktan yaprağa
 gezinen güneş...

90
 Değirmenlerin orda
 -yola çıkan ses-
 çınlar dağdaki koruda!
------------------------------------------------------------------------------

 91
 Sessiz yolda
 yaslanıp kendisine
 soluklanıyor yolcu!

 92
 Çocuklar sokuluyor
 serçe dolu bağ evine.
 Çiseleyen güz yağmuru.

 93
 Yorgun ikindide,
 ağır aksak çıkıyor;
 Sırtında heybesiyle.

 94
 Yağmurlu ova.
 Bağ evinin içinden-
 kımıltısız bakıyor.

95
Kül renkli havada
Dönüyor kırlangıçlar-
Çığlık çığlığa rüzgâr!..
------------------------------------------------------------------------


 96
 Cevizli yolda
 Uzayan gölgeler;
 Kıpırdayan şeyler.

 97
 Güz ikindisinde,
-yaprakların püfürtüsü-
Yalnızlığın yol örtüsü...

 98
Sessiz korulukta
güneşin saklambacı
sararan yapraklarla!

99
Dingin sarı ovayı
Nasıl da taçlandırır
Rengârenk gökkuşağı

100
İncirler öyle dolgun
üzümler öyle olgun
kış korkusu kalmadı!
------------------------------------------------------------------------------

101
Yokuşun ardındaki ses
öyle derin bir ah ki!
Eğip büktü ovayı…

102
Batan güneş
solan yapraklar
geçip giden rüzgâr.

103
Ufukta kara bulut,
havada göçmen kuşlar;
Bu gelen güz yağmuru.

104
Asmalar salkım saçak
kuşlar çığlık çığlığa
güzde gelip geçiyor.

105
Yağmur öyle şol yağdı
Ürün öyle bol verdi,
 İş düğünlere kaldı!..
-------------------------------------------------------------------------

106
 (Issız bahçe
 boş sepet;
 Üç tekerlekli bisiklet...)
-------------------------------------------------------------------------------




 KIŞ
107
 Karla kaplı ova
uzayan sessizlik
 çınlayan karga!..

108
Rüzgârın ağlayışı
kurdun iniltisini
bastırıyor mu!..

109
Kar bezeli dallardan
kanatlanınca kuşlar;
Bırakıyor tozanı.

110
Yaşlı solgun bedenin;
Elindeki mandolin,
ağlıyor çocukluğa!
------------------------------------------------------------------------------------------
111
Gecenin ortasında
Yabanıl kuş ötüşü;
Şangırdıyor raflarda!

 112
 Kasımpatılar soldu
 saçaklar karla doldu
 rüzgâr kapı çalıyor!..

 113
 -Mavi sudan iskelete-
 Kara inciler döküyor
 iki yaşlı balıkçı!..

114
 Karla kaplı avluda
 Öylece geziniyor
 Kül bakışlı kuş!..
----------------------------------------------------------------------------



ARKAİK

 115
 Rodos’tan denize
 Bakarken şehzade
 Sesleniyor geçmişe!..

 116
 Dönüyor labirentinde
 Kapkara iniltilerle
 Ak başlı Minotaur.

 117
 Açıkta Odysseus’u
 Çıldırtırken sirenler
 Gözetlerdi Kimera!..

118
Sevi diyor Afrodit
-yüreğin yıkadığı-
bir Eros gömleğidir!

 119
 Düşünceler içinde
 Akropol’de merdiveni
 İniyor Aristides!
------------------------------------------------------------------------------------
120
Paris fırtınalarla;
Kaçırırken Helene’yi
Geriniyor Arşipel!..

 121
 Zeus inek kılığında;
 Sokulurken Io’ya,
 Köpükleniyor deniz!

 122
 Gönül indiriyor ırmakta
 erkek güzeli Apollon
 su perisi ‘Nympha’ya!..

 123
 Endymion eğilip suya
 Yüzerken parlak ayla
 Ay sanırdı kendini!..

124
Çılgınca koşuyor satir
Defnelerin ormanında-
Peşinde bir Minotaur!..
--------------------------------------------------------------------------------

125
Narcissus suya,
Su onun gözlerine,
 Bakardı hayranlıkla.

 126
 Baküs kadar güzel,
 Aşil kadar yiğit,
 Geçip giden delikanlı!..

127
Sessiz kıstakta,
Bir Gorgon fırlıyor
Dağın yarığından!..

 128
 Üzünçlü Kassandra,
 Kara kehanetlerden;
 -Görüyor ölümünü!..-

 129
 Kin kusar bedenine
 Kıstırınca Selene’yi
 Kırlarda Kentauros!
---------------------------------------------------------------------------------
 130
 Narcissus inerken suya
 Rengârenk çiçeklerle,
 Beziyordu göğsünü.

 131
 Kerberos’un tiz sesi;
 Karanlık korularda,
 Ürkütür satirleri!..

 132
 Düşlerin tanrısıyla
 Bakar uzaklardaki
 Karaca aydınlığa!..

133
 Diana bir hışımla;
 Gölgesini sürüklüyor
 avdan dönenin!..

134
Baka yeleli Davut!
bu yazdaki hasatla
şu kışta çıkar mı ha!..
----------------------------------------------------------------------------------------

135
Nar çiçeğe durunca;
'Sönüyor Alkanatları
Gün batımının!::'

136
 Bu Satürn gecesinde
 Çılgınca sevişiyoruz
 Leda’nın mahzeninde!..

 137
 Oğlan bulunca dengini;
 Yamaçlarda bahar
 döktü yedi rengini!..

138
Sessiz, serin şafakta
Avcının çıtırtısı;
Düşlerin Anka kuşu!..

139
Yaşlı köylü, eşeği
İğdelerin altından;
Geçiyor 'Midas' gibi!..
---------------------------------------------------------------------------------
140
Tan alacasında;
-Pars gözü mü yanan-
Minik nar çiçeği mi?..

141
 Dağda gezinirken
Avcılar, tazıları;
Acı sülün çığlıkları

142

Dağın doruğunda
Güvercin gurultusu!
Otlar, dökülen su...

143
 Ne kokluyorsunuz efendim;
 Çiçekler, çiçekler,
 çiçekler!..

144
Irmağın kolları,
Ovanın göğsüne,
Bengi-su mu taşıyor!
----------------------------------------------------------------------------------
145
Yine gelmedi
yapayalnız iki kule
karanlıkta gözleri!..

146
Son iç çekiş köyü
-masmavi sümbüller-
dökülen sular, güller…

147
Ölü eli mi sever
Mezar tümseklerinde
Mor kanatlı süseni!..

 148
 Sümbüller,
 Papatyalar, güller.
 Çığlık çığlığa düşler!..

 149
 Rengârenk Anka kuşu
 Güneşli korulukta
 Ötüyor, görünmüyor!..
------------------------------------------------------------------------------
 150
 Issız korulukta
 Ne bir kuş sesi
 Ne tavşan izi.

 151
 Düşünceler içinde
 Tartımlıyor ürünü!
 Yaşlı köylüler...

 152
 Sessiz köy yolu,
 Tırmanıyor tepeye
 Bir Angora keçisi

 153
 Baştan beri duran ova
 Ot biçen kadınlar
 Kuşlar, koyunlar....

154
 Çiçek ve kar.
 Güneş ve rüzgâr.
 Geçip gidiyor yıllar…
-------------------------------------------------------------------------------
155
Ay ışığı gecede
-Bir hoşça kal düşürür-
Aşk kırığı yüreğe!..

156
 Ne zaman açtılar diyorum;
 gösterip çiçekleri?
 Arzunun çıldırtan nesnesi!..

157
Gece de dolunay çıktı,
ışıldıyor gölgeler.
Şimdi nereye bakmalı?..

158
Aslan ağızlarında dolaşıyor arı,
dingin gölgeler
örümcek ağları...

159
Ah, bir günah şöleni mi;
Arılar, kelebekler,
ve badem çiçekleri!
----------------------------------------------------------------------------
160
Bahar diye bağırdı;
Su şırıltıları.
Gül kokuları!..

161
Yel öyle esiyor ki;
sanki geçit töreni
rengarenk çiçeklerin.

162
 Kelebek çiçeği var mı?
Arı gülleri?
Yol boyu sardunyalar!..

163
Kar kelebeği uçtu,
Yağmurda yağdı.
Baharın gözyaşları!..

164
Gülümsedim diye,
Nasıl kokular yaydı;
Komşum ceviz ağacı!
------------------------------------------------------------------------------------------
165
İşte cennet bahçesi
Yaseminler, güller, sardunyalar
Uçup duran melekleri

166
Çiçekler,
Kelebekler, bal arıları...
Tanrı, bir yerlerde gizlenmiş olmalı!..

-------------------------------------------------------------------------------------------------










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder