VII. BÖLÜM
Üçlükler Kitabı
(Haikular)
'Geçen yıl
dibinde oturduğumuz kirazlar
gene oldu mu…’
‘Elveda deyip buralardan gidince ben
ey evime komşu erik ağacı
her bahar çiçek açmayı unutma…’
‘Yağmurda yeşilin nasıl ağırlaştığını
elmanın nasıl kızardığını
arıyı mayısta neyin sarhoş ettiğini bilmezsin sen…’
"Üç Japon haikusu."
--------------------------------------------------------------------------------------------------------------
BAHAR
1
Toprağa dökülen
apak armut çiçeği
aşka bahar döşeği.
2
Ruhum darmadağın oldu
leylakların kokusu;
yola sarkınca!..
3
Tasımlıyor doğa
çiçek ötüşlerini
kuş kokularını.
4
Gök yeşili asmanın
yaprak aralarında;
ötüşen çayır kuşu!
5
Daracık girintide
birbirinin aşığı
iki yayın balığı.
-----------------------------------------------------------------------------------
6
Serçelerin ötüşü;
güldürüyor derede,
yaban mersinlerini.
7
Akasyalar açarken,
incilere öykünüyor
eşikteki sarı kız!..
8
Yeni açık cevizin
buğulu yaprakları
esritiyor kırları.
9
Tavşanların gözleri
çayırın gizlendiği
uzak derede!
10
Yokuşlarda
bahar çılgını koku
-Çiçekler içinde yolcu!-
----------------------------------------------------------------------------
11
Bir çift kelebek
dağılırken rüzgârda;
çırpınıyor yapraklar!
12
Kuyudan su çeken kız;
Keten çiçeği kırlar,
ortalık sessiz, ıssız.
13
'Erikler Çiçek Açtı'
-nasıl da koku yayıldı-
okuduğu romana!..
14
Bir avuç arı
asma yapraklarından
nar çiçeklerine!
15
Bir dilek tutuyor kız,
derelerin sümbülü
gözlerine yansırken!
--------------------------------------------------------------------------------
16
Ova kucak açınca
gözyaşlarını tutamıyor
yağmur bulutu!..
17
Güneşin ipiltisinde;
Buğuların içinde
Mavi kır çiçekleri
18
Sabah güneşiyle
kırağıyı çözüyor
arpa tarlası!
19
Kıpkırmızı çiçeğin
Tacında koşuşuyor
İki atlı karınca!
20
Çiğlerin serpiştiği
tümsekteki menekşe
ısınıyor güneşte!
-------------------------------------------------------------------------------------------------
21
Yol boyunca fesleğen
ilk tanın buğusunda,
tutsak almış dereyi.
22
Eğreltiler rüzgârla
dolanırken iç içe
öper komşu çayırı!
23
Çiğlerle bezeli
sarı yıldız çiçeği
aydınlatır geceyi!..
24
Su durusu sümbül
Bağların içlerinden
buruluyor göklere.
25
Derelerden yukarı
görünmez oluyor.
Çobanla keçileri.
----------------------------------------------------------------------------
26
Aylak böcekler
konuyor yamacına
mavi kır çiçeğinin!
27
Islak yeşil yol,
-yükselen buğu-
baş döndüren koku...
28
Masmavi çiçeklere
kondukça yusufçuklar
dener kanatlarını!
29
Yağmurda gökkuşağı
bir çelenkle süslüyor
gümrah ovayı.
30
Rengârenk kuş elçi;
-Kış bitiyor-
Bahar geldi!..
-------------------------------------------------------------------------------------------
31
Arı vızıltıları
Yayıyor kokusunu
Badem açıklarının!
32
Mavi süsen çiçeği
Minicik kanatlarla
Öper aylak böceği!
33
Bu baygınlık nedir ki?
Derenin içlerinde;
Kadife çiçekleri!
34
Yurtluk seçer baharda
benekli mor böcekler
afyon çiçeklerini.
35
Erikte dolanan
kuş nasıl da sessiz.
Dibinde uyuyor kız.
----------------------------------------------------------------------------------
36
İniyor derelere
çınlayan tepelerden;
Oğlakların sesleri.
37
Mavi sümbül kokusu,
-bulutsu kelebekler-
taşlarda yankıyan su...
38
Ruhun fırtınalarını;
Sümbüller, karanfiller
nasıl da dindiriyor!..
----------------------------------------------------------------------------------------
YAZ
39
Kurbağalar
yaz geldi öpüşüyle
ötüşüyor gecede!
40
Tan ağarırken
geziniyor yamaçta
güneşin ışıltısı…
41
Ufuklarda;
doğan güneşle!
Kavuşulan ne!..
42
Karanlıkta salınan dal
-ay ışığında keçiler-
kıvrılan yol…
43
Çan sesleri geliyor
kara ay altındaki
saklı dereden.
-----------------------------------------------------------------------
44
Güneşin eğiminde
bulutlar üzerinde;
Düşlerin kelebeği!
45
Dağda laleler,
Dorukta gün ışığı
Göz göze el eleler...
46
Uzatıp ayağını
bakıyor köpek;
Dingin ovaya…
47
Kutlu öğlede
kumruların ötüşü
taçlandırır doğayı.
48
Ağaçlık tepelerde
ürkü dolu yerlerde
çınlayan kuş sesleri!..
-----------------------------------------------------------------------------
49
Uyuşuk öğlede
uyukluyor ova;
Gözleri uzaklarda…
50
Çınlayan ötüşlerle
koruluğun kuşları;
Öpüştürür dalları!
51
Uçurumun sessizliği
dikenli yamaçlarda;
Ürkütür keçileri!
52
Üveyik sesleriyle
yıkılırken düzlük;
Birden sessizlik.
53
Suların üzerinde
parıldayan renklerle
uçuşan üç yusufçuk!
---------------------------------------------------------------------------
54
Gün ortasında
serçelerin ötüşü;
Dinlendiriyor kırları.
55
Issız korulukta
Çınlıyor saksağan...
Ardı sıra kıpırtılar!..
56
Gökyüzü mavicil
-güneş kıpkızıl-
Ova Havva Anamız!..
57
Yakıcı güneşte
yaprakların püfürtüsü.
Soluklanıyor yolcu.
58
Söğütlü derelerden
dökülürken sular;
Eğilip yüzen dallar!
--------------------------------------------------------------------------
59
Burçakların içinde,
mavi entarisiyle
gülümsüyor kız.
60
Uçsuz bucaksız buğdaylar
tırpanlar havadayken;
Yatışıyor rüzgârla!
61
Şurada akıntıda;
dingin gölgeler.
Parıldayan şeyler!..
62
Ekin demetlerinde
başakların içinde;
Gözleri gökyüzünde!..
63
Bağlarda cıvıltılar,
alacayı arıyor;
Kuşlar, çocuklar.
-------------------------------------------------------------------------
64
Gün çiçeği,
çevirdikçe boynunu;
Güneş ordan oraya!
65
Düşerken alacalar
mor-yeşil salkımlara;
Çınlar arı kuşları!..
66
Güneş doğar doğmaz
ortalığı yıktı geçti;
Çılgın serçe sürüsü!
67
Köşedeki köreltide;
Örümcek ağları.
arı, sinek vızıltıları…
68
Ay geldi
yıldız indi...
Güneş kapıda!
------------------------------------------------------------------
69
Tan ağardı.
İkimizi esir aldı
Ötüşen çayır kuşu!.
70
Çınlayan ötüşlerle;
koruluğun kuşları,
eğip büker dalları!..
71
Karanlığın koynunda
Tüylü ağaç dalında
Bir çift ateş böceği.
72
Bir sığırcık kuşu
Küskün havalanırken
Ağlıyor sessiz kuyu!..
73
Şafak sökerken
-dağ diplerinde-
ulumalar çınlamalar!
----------------------------------------------------------------
74
Sabah eriminde
saçakların içinde
kumru mırıltıları.
75
Şafakla birlik
ovalarda kıpırtı
dağda sessizlik.
----------------------------------------------------------------
GÜZ
76
Ayvalar göverdi
güz ortasında
kış hazırlıkları.
77
Yel estikçe
güz güneşi
üşür içimde.
78
Her ikindi üzeri
karşılaşırız onunla
her zamanki yokuşta!..
79
Kasımpatılar
sarı, kırmızı;
Sonbaharın tek umudu.
80
Ölümsüzlük dediğin
her bir kelebeğin
yıldız olduğu mudur?
-----------------------------------------------------------------------
81
Güz ikindisinde
çıkıyor kadın
taşlı yokuşu!
82
Suların sesi
yaprağın gölgesi
güneşin ipiltisi...
83
Yaşlı kavaklar
salındıkça rüzgârda
kuşlar ordan oraya!
84
Geçen zamanlar
düşen yapraklar,
Seni anımsar...
85
İkindi güneşinde
Uyuyan hiçsellikler
Devinen gölgeler
------------------------------------------------------------------
86
Issız yol;
Gölgelerin içinde
solup gidiyor...
87
Güneş devriliyor-
Ufukların ötesinde,
yitiyor kuşlar...
88
Guguk kuşu
çınlıyor gecede
titreşiyor kandiller.
89
Cevizlerin arasında
yapraktan yaprağa
gezinen güneş...
90
Değirmenlerin orda
-yola çıkan ses-
çınlar dağdaki koruda!
------------------------------------------------------------------------------
91
Sessiz yolda
yaslanıp kendisine
soluklanıyor yolcu!
92
Çocuklar sokuluyor
serçe dolu bağ evine.
Çiseleyen güz yağmuru.
93
Yorgun ikindide,
ağır aksak çıkıyor;
Sırtında heybesiyle.
94
Yağmurlu ova.
Bağ evinin içinden-
kımıltısız bakıyor.
95
Kül renkli havada
Dönüyor kırlangıçlar-
Çığlık çığlığa rüzgâr!..
------------------------------------------------------------------------
96
Cevizli yolda
Uzayan gölgeler;
Kıpırdayan şeyler.
97
Güz ikindisinde,
-yaprakların püfürtüsü-
Yalnızlığın yol örtüsü...
98
Sessiz korulukta
güneşin saklambacı
sararan yapraklarla!
99
Dingin sarı ovayı
Nasıl da taçlandırır
Rengârenk gökkuşağı
100
İncirler öyle dolgun
üzümler öyle olgun
kış korkusu kalmadı!
------------------------------------------------------------------------------
101
Yokuşun ardındaki ses
öyle derin bir ah ki!
Eğip büktü ovayı…
102
Batan güneş
solan yapraklar
geçip giden rüzgâr.
103
Ufukta kara bulut,
havada göçmen kuşlar;
Bu gelen güz yağmuru.
104
Asmalar salkım saçak
kuşlar çığlık çığlığa
güzde gelip geçiyor.
105
Yağmur öyle şol yağdı
Ürün öyle bol verdi,
İş düğünlere kaldı!..
-------------------------------------------------------------------------
106
(Issız bahçe
boş sepet;
Üç tekerlekli bisiklet...)
-------------------------------------------------------------------------------
KIŞ
107
Karla kaplı ova
uzayan sessizlik
çınlayan karga!..
108
Rüzgârın ağlayışı
kurdun iniltisini
bastırıyor mu!..
109
Kar bezeli dallardan
kanatlanınca kuşlar;
Bırakıyor tozanı.
110
Yaşlı solgun bedenin;
Elindeki mandolin,
ağlıyor çocukluğa!
------------------------------------------------------------------------------------------
111
Gecenin ortasında
Yabanıl kuş ötüşü;
Şangırdıyor raflarda!
112
Kasımpatılar soldu
saçaklar karla doldu
rüzgâr kapı çalıyor!..
113
-Mavi sudan iskelete-
Kara inciler döküyor
iki yaşlı balıkçı!..
114
Karla kaplı avluda
Öylece geziniyor
Kül bakışlı kuş!..
----------------------------------------------------------------------------
ARKAİK
115
Rodos’tan denize
Bakarken şehzade
Sesleniyor geçmişe!..
116
Dönüyor labirentinde
Kapkara iniltilerle
Ak başlı Minotaur.
117
Açıkta Odysseus’u
Çıldırtırken sirenler
Gözetlerdi Kimera!..
118
Sevi diyor Afrodit
-yüreğin yıkadığı-
bir Eros gömleğidir!
119
Düşünceler içinde
Akropol’de merdiveni
İniyor Aristides!
------------------------------------------------------------------------------------
120
Paris fırtınalarla;
Kaçırırken Helene’yi
Geriniyor Arşipel!..
121
Zeus inek kılığında;
Sokulurken Io’ya,
Köpükleniyor deniz!
122
Gönül indiriyor ırmakta
erkek güzeli Apollon
su perisi ‘Nympha’ya!..
123
Endymion eğilip suya
Yüzerken parlak ayla
Ay sanırdı kendini!..
124
Çılgınca koşuyor satir
Defnelerin ormanında-
Peşinde bir Minotaur!..
--------------------------------------------------------------------------------
125
Narcissus suya,
Su onun gözlerine,
Bakardı hayranlıkla.
126
Baküs kadar güzel,
Aşil kadar yiğit,
Geçip giden delikanlı!..
127
Sessiz kıstakta,
Bir Gorgon fırlıyor
Dağın yarığından!..
128
Üzünçlü Kassandra,
Kara kehanetlerden;
-Görüyor ölümünü!..-
129
Kin kusar bedenine
Kıstırınca Selene’yi
Kırlarda Kentauros!
---------------------------------------------------------------------------------
130
Narcissus inerken suya
Rengârenk çiçeklerle,
Beziyordu göğsünü.
131
Kerberos’un tiz sesi;
Karanlık korularda,
Ürkütür satirleri!..
132
Düşlerin tanrısıyla
Bakar uzaklardaki
Karaca aydınlığa!..
133
Diana bir hışımla;
Gölgesini sürüklüyor
avdan dönenin!..
134
Baka yeleli Davut!
bu yazdaki hasatla
şu kışta çıkar mı ha!..
----------------------------------------------------------------------------------------
135
Nar çiçeğe durunca;
'Sönüyor Alkanatları
Gün batımının!::'
136
Bu Satürn gecesinde
Çılgınca sevişiyoruz
Leda’nın mahzeninde!..
137
Oğlan bulunca dengini;
Yamaçlarda bahar
döktü yedi rengini!..
138
Sessiz, serin şafakta
Avcının çıtırtısı;
Düşlerin Anka kuşu!..
139
Yaşlı köylü, eşeği
İğdelerin altından;
Geçiyor 'Midas' gibi!..
---------------------------------------------------------------------------------
140
Tan alacasında;
-Pars gözü mü yanan-
Minik nar çiçeği mi?..
141
Dağda gezinirken
Avcılar, tazıları;
Acı sülün çığlıkları
142
Dağın doruğunda
Güvercin gurultusu!
Otlar, dökülen su...
143
Ne kokluyorsunuz efendim;
Çiçekler, çiçekler,
çiçekler!..
144
Irmağın kolları,
Ovanın göğsüne,
Bengi-su mu taşıyor!
----------------------------------------------------------------------------------
145
Yine gelmedi
yapayalnız iki kule
karanlıkta gözleri!..
146
Son iç çekiş köyü
-masmavi sümbüller-
dökülen sular, güller…
147
Ölü eli mi sever
Mezar tümseklerinde
Mor kanatlı süseni!..
148
Sümbüller,
Papatyalar, güller.
Çığlık çığlığa düşler!..
149
Rengârenk Anka kuşu
Güneşli korulukta
Ötüyor, görünmüyor!..
------------------------------------------------------------------------------
150
Issız korulukta
Ne bir kuş sesi
Ne tavşan izi.
151
Düşünceler içinde
Tartımlıyor ürünü!
Yaşlı köylüler...
152
Sessiz köy yolu,
Tırmanıyor tepeye
Bir Angora keçisi
153
Baştan beri duran ova
Ot biçen kadınlar
Kuşlar, koyunlar....
154
Çiçek ve kar.
Güneş ve rüzgâr.
Geçip gidiyor yıllar…
-------------------------------------------------------------------------------
155
Ay ışığı gecede
-Bir hoşça kal düşürür-
Aşk kırığı yüreğe!..
156
Ne zaman açtılar diyorum;
gösterip çiçekleri?
Arzunun çıldırtan nesnesi!..
157
Gece de dolunay çıktı,
ışıldıyor gölgeler.
Şimdi nereye bakmalı?..
158
Aslan ağızlarında dolaşıyor arı,
dingin gölgeler
örümcek ağları...
159
Ah, bir günah şöleni mi;
Arılar, kelebekler,
ve badem çiçekleri!
----------------------------------------------------------------------------
160
Bahar diye bağırdı;
Su şırıltıları.
Gül kokuları!..
161
Yel öyle esiyor ki;
sanki geçit töreni
rengarenk çiçeklerin.
162
Kelebek çiçeği var mı?
Arı gülleri?
Yol boyu sardunyalar!..
163
Kar kelebeği uçtu,
Yağmurda yağdı.
Baharın gözyaşları!..
164
Gülümsedim diye,
Nasıl kokular yaydı;
Komşum ceviz ağacı!
------------------------------------------------------------------------------------------
165
İşte cennet bahçesi
Yaseminler, güller, sardunyalar
Uçup duran melekleri
166
Çiçekler,
Kelebekler, bal arıları...
Tanrı, bir yerlerde gizlenmiş olmalı!..
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
------------------------------------------------------------------------------------------------- VIII. BÖLÜM (Özgür Metinler) -------...
-
MANİFESTO 'Yeni Çağın Şiiri' Yeryüzü... 'Gerçeğe peçe vuruluyor burada... / Panama ayı süslüyor geceleri / mavisini sallay...
-
----------------------------------------------------------------------------------------------- VI. BÖLÜM (Daphne) ---------------------...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder